10 Mayıs 2010 Pazartesi

bir inci tanesi hayat...


Bir “inci tanesi” hayat...Öyle saf ve öyle değerli... Ve bizim için “tüm dünya” içindeyaşadığımız midye kabuğundan ibaret... Midye kabuğu kapanır ya bazen, karanlıkolur ya içeri... Bir anda kararır tüm dünya! Göremeyiz inci tanesiningüzelliğini. Göremediğimiz zaman hissedemediğimizi sanırız. Her sorun birkaranlık gibi çöker üstümüze! Hayatımızda bizi mutlu eden hiçbir şeyyoktur artık... Ve olmayacaktır da! Bu karanlık hepkalıcıdır bize göre. Ama unutmuşuzdur aslında hiçbir karanlığın sonsuzadek sürmeyeceğini, ayni hiçbir aydınlığın sürmeyeceği gibi! Gece gelincegünün gidişi gibi, gün gelince de gece silinir nasıl olsa... Açılır midye kabuğu bir zaman sonra ve o anfark ederiz ki inci tanesi hiçbir şey kaybetmemiş parlaklığından! Halasaf, hala ışıl ışıl ve hala eskisi kadar değerli... Peki neydi gözümüzü kör eden? Neydi bizikaranlığa boğan? Kör olmuş muyduk gerçekten? Yoksa kapılıp umutsuzlukseline, kör olduğumuzu mu sandık öylece? Unutmamalı insan... Bir “inci tanesi "hayat"! Her zaman saf ve her zaman değerli...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder