10 Mayıs 2010 Pazartesi

gelme...

Sevgili...



Çok ağladım, çok sızlandım yokluğunda... İçinde "Dön" geçen her şarkıyı haykırarak söyledim sokaklarda...



Bekledim seni her kapı zilinde, her telefon çalışında seni bekledim.



"Dön" dedim "Dayanamıyorum artık"

"Dön! Bu ne çok yalnızlık!"



Dönmedin.. Her gün dün oldu, haftalar aya döndü... Sen dönmedin...



Çektim her şeyi sineye. Sustum. Gömüldüm yalnızlığıma... Dualar ettim gerçekleşmeyeceğini bilerek... "Kurtar beni bu dertten" dedim Tanrı'ya...



Umutlar hiçbir istanyonda durmayan bir trenin vagonları gibi dizildi önümde, uzun yolculuklara çıktım yolcu vagonlarında...



Gelmedin...



Umutsuzluk sıkıca kavradı bedenimi. Gelmedin... Sen gelmedikçe karardı ortalık... Birer birer söndü umutların cılız ışıkları... Gelmedin...



Sonra neden ve nasıl ben de bilmiyorum, kalktım tekrar ayağa. Yalnızlığımdan beslendim. Seninle geçen bütün güzel anların yanısıra bana yaşattığın mutsuz anıları da hatırladım tek tek... Acı verdi, dayandım.



Sonra seni düşünmeyi bıraktım. Seni aklıma getiren bir çok şeyden geçtim, bir şarkılardan geçemedim... Doldurdum önceleri seni düşünmeye ayırdığım bütün vakitleri!



Bir ben kaldım hayatımda... Senden, insanlardan, kahkahalardan, ayağımı yerden kesen bütün anlardan soyutladım kendimi. Ama inan bütün acılarından da soyutladım hayatın. Göğün 7 kat yukarısına çıkmadım ama inmedim de 7 kat yerin dibine!



Şimdi arafta kendimi oyalarken ben, çıktın karşıma. Başka bir beden, başka bir surettesin ama sensin gelen... Sevgili'sin...



Bilmiyor muyum sanıyorsun çemberin ne içinde ne de dışında olduğumu? Biliyorum... Yüreğim içinde kalırken çemberin, aklım dışında kalıyor... Çaresi yok, biliyorum... Razıyım ben her akşam içip kederlenmeye, kahrolmaya meyhane masalarında...



Gelme sevgili... Sen yine seni sev, ben içimde kalayım...

23 Şubat 2010 - Şehnaz Baykuş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder