10 Mayıs 2010 Pazartesi

gitme...


Gitme...


Beni bu kadar alıştırıp da en güzel anların hemen sonunda, gitme... Ben sana koşarken yalınayak, sen gitme...


Gitme ben bütün günümde aklımdan geçirmişken seni... Kendimi sana hazırlamış, soyunmuşken sana ve dikilirken karşında tüm çıplaklığımla... Gitme...


Azıcık anlam kattıysam hayatıma, bil ki senden... Yüzüm değil, gözlerimin içi gülüyorsa bir nebze, bil ki senden... Kalbim yerinden çıkacak gibi oluyorsa söylediğin bir güzel sözde, varlığınla kanatlanırken midemdeki kelebekler, yokluğunla büzüp kanatlarını siniyorsa bir köşeye senden sevgili, senden...


Şimdi bir tutam bal çalıyorsun dudaklarıma ve kalkıp gidiyorsun yanımdan. Sana susuzluğumla kalıveriyorum ardında... Yüzüm düşüyor hemen, gözlerim bulutlanıyor... Yanaklarım "yağmur yağdı, yağacak" korkusuyla bekliyor... Titriyor dudaklarım... İnanabilmek için gidişine, izliyor bakışlarım benden uzaklaşan her adımını...


Sözlerim boş, sözlerim anlamsız, biliyorum. En "sen" olduğum zamanlarda kalkıp gideceksin böyle... Ben her seferinde yeminler edeceğim "Gardımı düşürmeyeceğim bir daha... Bir daha bu kadar gafil avlanmayacağım ayrılıklara!" diye... Yine tutamayacağım. Her gidişin yeminimi bozdurup, yeniden yeminler ettirecek... Sen gideceksin ben ardından bakacağım sevgili...


Gerisi boş... Gittiğin her an düşüneceğim o an ne yaptığını... Hangi evde, hangi odada, kimle uyuduğuna takılıp duracağım... "Yoksa?" diyecek olacağım, sonra kovalayacağım bütün şüphe uyandıran soruları... İnanmak isteyeceğim bensiz hiçbir tene değmediğine teninin... İnanmak isteyeceğim, gözünü açtığında aklına geleceğime... İnanmak isteyeceğim, belki de inandıracağım kendimi bu avuntulara... Ama içten içe bileceğim sevgili... Bileceğim avuntularımın zaman zaman gerçek olmadığını...


Sen hep böyle gideceksin ben hep bakakalacağım ardından gidişine... Gün gelecek gelişlerin önemsizleşecek gidişlerinin yanında... Yüreğimdeki taşın ağırlığını taşıyamayacak güçsüz kelebekler...


Ya gel, gitme hiçbir zaman... Ya da git, gelme bir daha sevgili... Ağır bu yüreğe bu bekleyişler...

27 Şubat 2010 - Şehnaz Baykuş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder