10 Mayıs 2010 Pazartesi

Trafik levhaları ve biz...




Herkesin hayatında dönmesi gereken köşe başları var... Önce solu, sonra sağı, sonra tekrar solu kontrol edip karşıya geçmesi gereken yolları var...




Herkesin kaybolduğunu bir türlü kabul etmeden dönüp durduğu kavşaklar var...



Hayatlarımızda tek yönler,





kasisler,







kaygan zeminler var...





Kesişen ve ayrılan yollar var...




Herkesin hayatında girdiği çıkmaz sokakları var...


Girdiği, pişman olsa da geri dönmeyi yediremediği, pişmanlığının ağırlığı altında ezildiği dar çıkmaz sokaklar...


İşin içine pişmanlık girdi mi "Keşke hiç girmseydim bu sokağa" ile başlayıp "Keşke diğer yolu deneseydim"le devam eden hayıflanmalar sarar ortalığı... Kararır insanın içi, sokağa çöken karanlık gibi...


Herkesin hayatında uyarı tabelası görevi gören aileleri dostları var. "Aman dikkat!" diyorlar, önümüze çıkabilecek tehlikeleri bize göstermeye çalışıyor, bizi bu tehlikelerden korumaya çalışıyorlar...


"Dur" dedikleri yerler,


"Bak bu yola girilmez" diye ısrar ettikleri sokaklar var. Bir kulağımız onların dediklerinde olsa da, kalbin söyledikleri hep daha ağır basıyor...



Girdiğimiz bazı yollarda dönmeyi akıl ettiğimiz anlar oluyor. Kendimizi bu durumdan kurtarabileceğimizi, eskiye dönebileceğimizi düşündüğümüz ve bir an bundan umutlandığımız anlar... Ama karşımız çıkıveriyor işte böyle zamanlarda "U dönüşü" yapamayacğımız gerçeği... Bazen şartlar içinden çıkılmaz durumları da beraberinde getiriyor...



Bununla karşılaşmaksa pişmanlığımızı, mutsuzluğumuzu büyütmekten başka bir işe yaramıyor...

O andan sonra etrafımızdakilerin uyarına aldırmamış olmak "trafik ihlali"ne giriyor... Cezamız kesiliyor... Ödememiz gereken bedelle başbaşayız artık...



Hayat yolunda temkinli ve güvenli bir sürüş için kalbinizi sağlama alabilmeniz, söz geçirebilmeniz, ona da bir emniyet kemeri takabilmeniz dileğiyle...



16 Eylül 2009 - Şehnaz Baykuş



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder