11 Mayıs 2010 Salı

yalnız kalpler de atarlar...

Kulağımda yalnız bir kadının hayal kırıklığı çalıyor... Dinliyorum... Durmadan... Sürekli başa sararak dinliyorum.



Hayatınızı hayalleriniz ve gerçeklerinizin doğru kombinasyonunu bulmaya adadığınızı düşünün... Hayalleriniz gerçekleşmedikçe, bir parça umudunuzu yanınıza alıp, gerçeğinizle başa çıkmaya çalıştığınızı düşünün... Varsayın ki yalnızsınız, umutlarınızı körükleyen de siz, gerçeğe adapte olmaya çalışan da siz...



Kulağımdaki ses anlatıyor...



Gazeteye ilan verdim: "Bekarım yalnızım
Siz de oyleyseniz, gelin buluşalım

Lisede öğretmenim, ağırbaşlıyım
Bunlar size uyarsa sevmeye hazırım"



"Devir hangi devir? Ben böyle saçmalık görmedim" değil onunkisi... O da isterdi elbet tuzu kuru olanlar yüzlerce insanın arasından, gazete ilanlarına burun kıvırmayı... Ama o süsü püsü bol olsun diye, plastik çiçek koymuyor evine... Balkonunda fesleğenleri var belki sardunyaları kim bilir :) "Bebeklerim" diye seviyor çiçeklerini, gerçek bir bebeği olmadığından belki... Okuldaki öğrencileriyle avunuyor...



Yüzü gülüyor evet ":)"... Ama satır aralarında bakın nasıl da paylaşıyor gülümsemesindeki acıyı bizimle:



"Çift kişilik nedense yastığım yorganım
Allah nasip ederse, sola kayacağım"



"Bir şeyin gelmesi için önce yerini boşaltacaksın" derler... O geldiklerine kolayca yerleşebilsinler diye sadece yerlerini değil, hayatını da boşaltıyor, zamanla hayallerini... O razı, gelecek kişi için yana kaymaya... Size de hayalleri için kendinden vazgeçmiş gelmiyor mu?

Yumuk yumuk elli minnacık bebekler diliyorum o kadına (veya o kadınlara)... Onu memnuniyetle seven, kıymetli bir porselen gibi el üstünde tutan, bereber kışlar atlatıp yazın güneye ineceği bir eş diliyorum :) Gözün arkada kalmasın, sardunyalarını fesleğenlerini ben sularım :)



Ha unutmadan, onun da dediği gibi:



"Yalnız kalpler de atarlar

Bunu bir kenara yazın..."




5 Mart 2010 - Şehnaz Baykuş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder