20 Haziran 2010 Pazar

Babama açık mektup...

Evet bir Babalar Günü'yle daha baş başayız.




12 yıldır köşe bucak kaçarım bugün geldiğinde... Sokakta karşılaştığım el ele yürüyen bütün baba kızlardan saklanırım.. Gözlerimi kapar, kulaklarımı tıkarım. Nereye gidersem gideyim yanımda, aklımda bir sen kalırsın... Babamsın...




Her babalar gününde senden sonra bulduğum şiir defterinin arka sayfasına bir mektup daha yazarım, gidişinin yıldönümlerinde olduğu gibi... Gizli posta kutumuz gibidir şiir defterin... Herkes uyuduktan sonra elime alır, herkesten gizli açarım. Önce bütün şiirlerini tek tek okur, imzanı, el yazını incelerim. Özlemin gitgide ağırlaşmaya başlar omuzlarımda. Ve sonra çevirip arkasını yıllardır sana yazdıklarıma bakarım. Alır elime kalemi kaldığım yerden yazmaya başlarım. Nefes alırken zorlanılan bir yokuşu tırmanmak olunca hayat, kalemi alıp sana yazmak, çok değil birkaç dakika huzur veriyor inan. Yok olman engel olamıyor seninle paylaşmama dertleri.

Bütün mektuplarda anafikir aynıdır aslında... Özlemişimdir, hayat bana her zamanki gibi ağır gelmektedir, seninle hayatın ne kadar güzel olacağını düşünüyorumdur... Evet yine bir Babalar Günü'dür. Evet yine reklam panolarında babalı kızlı resimler, televizyonda babalar günüe özel programlar, mağaza vitrinlerinde babalara alınacak hediyeler vardır...  Evet evet ben yine ağlamışımdır. Bir gün biri bana senin beni gördüğünü söylemiştir ve ben ne kadar inanmasam da "Ya görüyorsa?" şüphesiyle yüzümü silip durmaktayımdır...

Verebileceğim bir hediye yoktur yine sana... Elim kolum  bağlı öylece oturmak en büyük çaresizlik demektir. Hayata karşı çaresiz... Bütün ışıltılarıyla karşımda dururken hayat, gözlerim kamaşmaktadır. Ne kadar gözlerimi kaçırsam da inkar edemem bir türlü, yok sayamam...

Şimdi elimde yine şiir defterin... Gizlice koyacağım yastığımın altına... Uyumasını bekleyip tüm ev halkının satır satır yazmaya başlayacağım sana... Çünkü; yine seni özledim, yine hayat bana ağır gelmeye başladı, yine sen yaşasan her şeyin ne kadar güzel olabileceğini düşünüyorum...

Görüyormuşsun beni sen, bir gün öyle söylemişti biri... Eğer görüyorsan, üzülme olur mu? Mutsuzluklarımın mimarı sen değilsin...  Üzülme, yokluğun yıprattığı kadar güçlendirdi beni... Daha dik duruyorum artık, biliyorum beni yıkacak bir şey yok bu dünyada...

Eğer beni görüyorsan baba, neyse...

Seni seviyorum... Babalar günün kutlu olsun...




Şehnaz Baykuş - 20 Haziran 2010



4 yorum:

  1. Üzülme, yokluğun yıprattığı kadar güçlendirdi beni…
    Güzel mi değil mi anlamadım gitti!
    Sanırım bunları yazman için gereken duygular hiç olmasa daha iyiydi...

    YanıtlaSil
  2. Üzülme, yokluğun yıprattığı kadar güçlendirdi beni…
    Güzel mi değil mi anlamadım gitti!
    Sanırım bunları yazman için gereken duygular hiç olmasa daha iyiydi...

    YanıtlaSil
  3. Evet hiç olmasa daha iyiydi :(

    YanıtlaSil
  4. Evet hiç olmasa daha iyiydi :(

    YanıtlaSil