14 Ağustos 2010 Cumartesi

Pinhan ve Bab-ı Esrar

İlk haftamın 3 tane olması gereken 2 kitabımı 2 haftada bitirmenin utancıyla yazıyorum bunları size... Ama inanın hepsi Pinhan'ın suçu... Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ını bir günde bitirmeme rağmen Elif Şafak'ın Pinhan'ı beni süründürdü de süründürdü.

Hafta içlerinde düğünler dernekler atlatmış olmam Pinhan'ı bitirmeme engel değildi ama kitabı bir türlü oumak gelmedi içimden. Zorlama ilerliyordu. Tam romanın içindeki karakterlerden birinin öyküsüne  kendimi kaptırdığımda o hikaye orada kesiliveriyor ve bu defa başka bir karakterin hikayesine atlıyordu.  Evet Elif Şafak'ın bu anlaımını severim fakat bir de sanki günümüzde değil de tarhin eski bir akvim yaprağında yaşıyormuşuzcasına sürekli anlamını bilmediğim kelimeler kullanması, anlatımı bilerek ve isteyerek ağırlaştırması bana göre değildi. Bu konuda "Eski Türkçe okumak istesem gider eski kitapları okurum, günümüzde yazılanları değil" mantığının akasındayım. Ben günümüz yazarlarının günümüz Türkçesiyle neler yarattığına bakıyorum. Önemli olan herkes gibi konuşup farklı şeyler anlatmak bence.. Elif Şafak'ı de kitaplarını da seviyorum ama Pinhan beni açmadı diyelim :)

Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ına gelinceee :)  Çok güzel bir kitap ama neden se Elif Şafak'ın Aşk'ından aldığım tadı alamadım. Ahmet Ümit Mevlana'yı Şems-i Tebrizi'yi yazmasa da olurmuş sanki :) Bu da diğer kitaplarına yakınsar bi sürükleyiciliğe sahip olsa da onların yerini tutamaz :) Okumaktan pişman olmayacağınız güzel bir kitap :)

Bu arada bu hafta boş durmadım. Kendime yeni kitaplar aldım. Okumam gereken başka 20 kitap olmasına rağmen :)

Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna

Kafka - Dönüşüm

Ahmet Ümit - İstanbul Hatırası.

Evet 2. haftaya giriş yapmamıza 1 gün var. Okuyacağım kitaplara karar verir. Pazartesi sizi bilgilendiririm. Hafatnın 3 kitabının neler olacağını şimdi ben de bilmiyorum :)

Görüşmek üzereee :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder