2 Aralık 2010 Perşembe

MUZ SESLERİ - ECE TEMELKURAN

Muz Sesleri kendinizi bir bulup bir kaybettiğiniz ender kitaplardan. Yoo öyle bağlantınız kopuyor da kaybetmiyorsunuz kendinizi. Aksine başka hayatlara kayıyor bütün ilginiz, bırakıveriyorsunuz kitabın içinde kendinizi aramayı...




Çok güzel bir kitap. İki gün sürdü okumam. Altı çizilecek onlarca cümle daha vardı muhtemelen fakat öyle kaptırmışım ki kendimi, unutmuşum elimdeki kalemi...




Bakalım siz de kaleminizin varlığını unutacak mısınız? :)

Sf. 68 - Kadında zaman geçmez. Sakın günün birinde iyileşmek için zamana güvenme.

Sf. 89 - Biliyorum, onlar, savaş bitse bile kadınları savaşır gibi sevecekler. Ganimetleri gibi. Ele geçirildikten sonra ancak yağmalayabildikleri.

Sf. 111 - Savaş öyle bir yer Filipina, insanların tek evi diğer insanlar. Birini kaybedince bu yüzden sadece birini kaybetmezsin, evin de gider.

Sf. 111 - Birlikte yaşanan hikayeler, insanları birbirinin evi yapar.

Sf. 132 - İtip kakardı insanı. Ancak yediği dayakları affede affede büyümeyi öğrenmiş bir çocuksan seversin onu. Çünkü nefret etmeyi de bilmelisin eğer onu seveceksen. Bunu bilmeyenler gelir geçer. Anlatamadıklarını hep bildikleri, yine de durmadan anlattıkları bir hikayeyi alıp ondan, giderler.

Sf. 135 - Esmer, zayıfça, sıcak ve kıvırcık. Baksan bir şeye benzetemezsin. Ta ki sana bakacak. Gözünün içine. Seni çok seviyormuş gibi, kimsenin sevmediği gibi. Hep seni beklemiş gibi, her şeyi anlatacakmış gibi, her şeyini verecekmiş gibi, sonrası yokmuş gibi, umrunda değilmiş gibi, dertli dertli bakacak sana... "İçimde böyle bir yer mi varmış?" dersin, oralarına kadar değer. Çözülmeni bekler. Görmek için nasıl soyunduğunu. Koltukaltlarına kadar sevmek için seni. Oralarına kadar ısırabilmek için. Bırakma kendini. O gözler bir daha öyle bakmaz çünkü. Kendi bir daha isteyene kadar. O da sadece yeniden soyunurken görmek için seni, o kadar. O zaman kadar senin işin, toplamak kendini. Böyle işte. Çözül ve sar kendini, yeniden çözül ve  sonra. İnsanı öyle fena yapar. Hiç bitmesin istersin.

Sf. 141 - Kavganın tek bir kuralı vardır: Öfkesi daha büyük olan, eninde sonunda kazanır.

Sf. 191 - Sadece peşlerinden giden biri gibiydi. Başka seçeneği yokmuş gibi, takıma sadece bir çocuk daha lazım olduğu için alınan, "fasulyeden" gibi...

1 yorum:

  1. [...] This post was mentioned on Twitter by casiloo, casiloo. casiloo said: MUZ SESLERİ – ECE TEMELKURAN « Şehnaz Baykuş http://ff.im/-uFaRY [...]

    YanıtlaSil